HASBİHAL KÜLTÜR LEN SEYAHAT

Varşova Yeme İçme Rehberi

Herkese Merhaba!
Varşova turistik anlamda Avrupa’nın pek çok şehrine kafa tutamasa da lezzet durakları konusunda epey zengin olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yapacak şeyler bir noktada bitip hava da yılın genelinde soğuk olunca herhalde yemeye içmeye yönelmişler gibi bir teorim var ama ne kadar doğrudur bilemiyorum 😊

Varşova’da geçirdiğim süre boyunca gidip bizzat deneme şansı bulduğum ve beğendiğim mekanları buraya kısa notlarla listeliyorum. Mekanın aldığı yorumlar için en yaygın Google Reviews’e bakmanızı öneririm. Zomato’da ise hemen her mekana ait güncel menü ve fiyat listeleri bulmak mümkün. Çok kısa vakitli turistik geziler için yazının sonundaki nota göz atabilirsiniz. Ayrıca yukarıdaki Polonya’ya özgü fast food lezzeti olan “zapiekanka”yı Varşova’da bulabilirsiniz ama en meşhuru Krakow’dadır, yolunuz düşerse Endzior’dan yemenizi tavsiye ederim 🙂

KAHVALTI
SAM Kameralny Kompleks Gastronomiczny: Lehçe’ye hoş geldiniz 😀 Bu epey uzun isimli, nehre oldukça yakın bir sokakta yer alan mekana kısaca Sam diyelim :D. Lezzetli İspanyol omleti veya sağlıklı granola tarzında pek çok çeşit bulabileceğiniz gibi içinde minnacık bir kapta menemen olan Akdeniz kahvaltısını deneyebilirsiniz. Bizim geleneksel kahvaltımızın yerini tutmasa da hem çeşit bolluğu hem de salaçlığı açısından burayı çok seviyorum. Hafta sonları bilhassa çok sıra olabiliyor, 11’den önce gitmekte fayda var.
Aioli: Günün diğer saatlerinde yemek ve içki için de harika bir mekan olan Aioli’nin kahvaltıda özel bir kampanyası var. Hafta içi içeceğinizi ödeyip kahvaltı tabağındaki seçeneklere yalnızca 1 Zloty, hafta sonu ise kahvaltı tabağınızı ödeyip içeceklere yalnızca 1 Zloty ödediğiniz bu kampanya saat 12’ye kadar geçerli. Fiyat-kalite performansı olarak gerçekten yüksek bu mekanda sandviç seçenekleri açık ara favorim.

Mesajını oldukça net belli eden bir mekan, Mr. Pancake

Mr. Pancake: Sağından solundan çikolata sosları akan pankek fotoğraflarına hayran kalıp bir heves denediğim ilk mekanlardan biri olan Mr. Pancake salıncaktan sandalyeleri olsun R&B çalma listeleri olsun epey millennial bir mekan. Pankekleri de bir o kadar “instagrammable”. Hatta öyle ki yedikten sonra ben daha ziyade uzaktan bakmak için yapıldıklarına karar getirdim 🙂 Kesinlikle çok lezzetli olsa da ödediğiniz paranın çoğu porsiyon ve fiyattan çok sunuma gidiyor,  gerçekten kıvamında ve bol soslu pankek istediğim zaman Mr. Pancake yerine Manekin’i tercih ederim ama turistik açıdan oldukça cezbedici bir mekan.

Charlotte: Bu mekanı pek sevmesem de çok popüler olduğu için eklemek istedim. Klasik bir Fransız kafesi gibi tasarlanan Charlotte’un lezzetli kruvasan ve reçel-çikolata kahvaltıları oldukça popüler. Kahvaltı menüsünde olmasa da Croque-madame gibi sıcak sandviçleri de oldukça başarılı. Benim burayla problemim, servis kalitesiyle ilgili akla gelecek her türlü kötü deneyimi yaşamış olmam. Görece yüksek fiyatlarıyla çelişen hipster havalarıyla bu açığı kapatmakta bence başarılı olamayan bir mekan.

Manekin: Manekin’den yine Aioli gibi daha sonra da bahsedeceğim. Esasen farklı çeşitlerdeki krep yemekleriyle ünlü bu mekanın pankekleri ve omletleri de oldukça başarılı. Benim gibi kahvaltıda tatlı lezzetleri sevenler için özellikle pankekleri çok tavsiye ederim. Öğle ve akşam saatlerinde önünde uzun kuyruk olan mekanın Varşova’da iki şubesi var, sabah saatlerinde daha tenha yakalamak mümkün.

GELENEKSEL POLONYA MUTFAĞI

Zapiecek’te ev ortamı gibi dantelli masaların üzerinde servis edilen pierogilerle bir de sos tercih etmeniz gerekiyor. Soğuk peynir şiddetle tavsiye edilir

Zapiecek: Varşova’nın merkezi birçok yerinde bulunan bu zincir, Polonya mutfağının benim de en favori yemeği olarn ‘pierogi’leriyle ünlü. Pierogi içi farklı malzemelerle doldurulmuş, buharda ya da tavada kızartılmış mantı tarzında bir yemek. Polonya’da yerel bir şey tadacaksanız o şeyin pierogi olmasını şiddetle tavsiye ederim 😀 Zapiecek’te farklı dolgusu olan pierogi’lerden bir tabak alabileceğiniz gibi onların önerdiği menülerden birini de söyleyebilirsiniz. Bunun dışında denediğim yemekleri beni pek tatmin etmese de beklenmedik bir şekilde sangriasının, bir de elmalı tartının çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Garsonlarının da geleneksel kıyafetler giydiği bu mekan çok turistik olduğu için genelde kalabalık oluyor.
U Swejka: Benim evime oldukça yakın ve önünde sürekli sıra olmasıyla keşfettiğim bu restoran Varşovalıların favorilerinden biri. Pierogi, şinitzel, ördek gibi geleneksel tatlardan pizza, hamburger gibi seçeneklere kadar her şeyi sunan bu restoranda her gün indirimli özel bir menu oluyor. Fiyat – kalite – lezzet performansı gerçekten çok başarılı olan U Swejka’nın bilhassa Pazartesileri devasa şinitzel menüsü çok popüler. Salaş bir mekan da olsa tam akşam yemeği saatinde gitmek isterseniz muhakkak rezervasyon yapmak gerekiyor ya da şansınızı deneyip sırada beklemeye razı olacaksınız 😊

Stary Dom: Her şey dahil bir Polonya deneyimi için benim şimdiye dek en beğendiğim adres sanırım Stary Dom. Mekanın kendisi ahşap tasarımı, loş ışıklandırması ve duvarları kaplayan siyah-beyaz fotoğraflarıyla sahiden geçmişten kopup gelen bir kasaba lokantası havasını veriyor. Bu havadan sizi alıp kurtaran ise garsonların ilgili tavırları ve menüdeki fiyatlar elbette:) Fine dining sayılabilecek menüdeki beef tatar, aşçının bizzat yanınıza gelip çiğ eti çeşnilendirmesini izleyerek denemek için doğru adres. Et ağırlıklı menüdeki favorim ördek yemekleri, et tüketmeyenler için de salata veya pierogi seçenekleri mevcut. Romantik bir ambiyansı pek olmasa da her türlü misafir ağırlama ve kalabalık kutlamaya önerilir 🙂

Rozana: Bu listede yer alıp gitmediğim iki mekandan birine hoş geldiniz 😊Belki ilerleyen bir gün gidip bu bölümü güncellerim ama şirket yemeklerinde adını sıkça duyduğum bu mekanı bilhassa Stary Dom’dan bahsetmişken eklemek istedim. Rozana, eski bir evin oda oda restorana çevrildiği, bizim şirket gezilerinde yabancı misafirlerin götürüldüğü popüler, biraz yüksek fiyatlı ama duyduğum kadarıyla Stary Dom’dan çok daha lezzetli bir mekan. Tatlı vitrininin fotoğraflarını görünce kendimden geçtim zaten 😊 Sadece kalabalık gruplar için midir bilmiyorum ama daha sakin ve geleneksel bir ambiyans ararsanız Rozana’yı Stary Dom’a tercih edebilirsiniz

DÜNYA MUTFAĞI

Thaisty’den tavuklu pad thai, nasıl da canım çekti <3

Thaisty: Varşova’nın yemek açısından beni en mutlu eden yönü çok sevdiğim Asya, bilhassa Tayland mutfağına ait çok başarılı seçenekleri olması. Tayland’dan sonra yediğim en başarılı pad thai’lerden birini yapan Thaisty, Taylandli bir kadın aşçı tarafından kurulmuş ve iki şubesi olan bir restoran. Plac Bankowy’dekinde aynı zamanda Chang gibi Tayland biraları veya farklı egzotik içeceklerle yemeğinize eşlik edebilirsiniz. Tayland mutfağı sevenlere ısrarla tavsiye olunur!!
Tuk Tuk: Yine Tayland mutfağı sevenler için, street food tarzında, merkezi yerlerdeki lokasyonları sayesinde canınız şöyle bir oyster sauce çekerse şans verebilirsiniz.

Banjaluka: Tam bir et şöleni! Bize de tanıdık gelen Balkan tatlarıyla döşenmiş bu restoranın menüsünde yine çok lezzetli meze tabakları ve oldukça doyurucu et yemekleri bulabilirsiniz. Yazları dışarıdaki masalarla daha şenlikli olsa da kışları içeride hafta içi bile canlı müziğe denk gelmek mümkün. Et severler için kesinlikle doğru seçim. Yine ortanın biraz üstü ama porsiyonlara göre sahiden değecek fiyatlı bir yer.

Informal Kitchen: İş yemeği için gittiğimiz, görece daha pahalı ve asortik sunumlar yapan mekanda tatar veya pierogi gibi geleneksel Polonya yemeklerinin şık sunumlarını bulabilirsiniz. Hamburgerleri de oldukça lezzetli ve herhangi bir restoranda göreceğiniz fiyatlardan çok da yüksek değil. Bilhassa Old Town’a yakın ve fine dining tarzında bir restoran arıyorsanız kesinlikle doğru tercih.

Tüm menünün başarısının yanı sıra Akademia’nın tatlıları gerçekten inanılmaz güzeldi. Sırf tatlı yemek için bile tercih edilebilir

Resturacja Akademia: Oldukça yüksek tavanı ile çok ferah bir hava yaşatan bu mekan Varşova’nın merkezinden biraz daha güneye doğru, sezona bağlı Polonya mutfağının yine şık ve dünya mutfağıyla harmanlanmış sunumlarını içeriyor. Fine dining deneyimi için seçilebilecek oldukça şık bu mekan için benim favorim tatlıları oldu.

Manekin: Daha önce kahvaltı tavsiyelerinde ismini geçirdiğim Manekin’in gerçekten tek kusuru, önündeki devasa sıra. Sadece öğle ve akşam yemeklerinde değil, istisnasız ne zaman giderseniz gidin önünde sıra olan bu mekanın gerçekten çok lezzetli ve büyük porsiyonlarda onlarca farklı çeşit krepleri mevcut. İlk kez Poznan şehrinde kurulup yavaş yavaş büyüyen bu zincirin Varşova dışındaki şubelerinde sıra beklemeden girdiğim seferlerde tavuklu pestolu ve sebzeli krepler denemiştim, iksine de bayılmıştım. Yine de sıra beklemeye değecek özgünlükte bir mekan olduğuna pek inanmıyorum.

Aioli: Yemeyi içmeyi bir de gezdirmeyi seven insanların her zaman bir safe bet mekanı olur. Benim için de orası sanırım Aioli. Salatadan makarnaya özel sandviçlerden sıcak yemeklere her şeyi bulabileceğiniz oldukça lezzetli yer bulmakta hiç sıkıntı yaşamadığım ve gerçekten insana enerji veren ışıl ışıl bir ortam olarak Ailoi’yi sadece kahvaltıda değil günün her zamanı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Ama favorim hala sandviçleri 😀

Shipuedi Berek: Şimdiye dek Varşova’da Türk mutafğına en yakın bulduğum tat, sürpriz bir şekilde bu İsrail restoranı oldu. Oldukça lezzetli meze tabakları, yine çok lezzetli pita ekmekleriyle geliyor. Kırmızı etten karidese, envayi çeşit ‘şiş kebap’ seçeneklerinden birini seçerseniz on çeşit meze ile iki kişiye gayet doyrurucu ve lezzetli bir menu sunan bu mekanın dekorasyonu da oldukça hoş.

Maka i Woda: Nowy Swiat’a oldukça yakın, bir apartman avlusuna gizlenmiş bu restoranın pizzaları Varşova’da şimdiye dek yediğim en iyi pizza olabilir. Yalan olmasın, buradan başka da pek restoran pizzası denediğimi hatırlamıyorum ama makarnası da başarılı bir mekan olarak şık bir akşam yemeği için önerebilirim.

Warszawski Sen”de yemeye kıyılamayacak bir sunu. Elmanın içinden de ahududu marmelatı çıkıyor bu arada.

Warszawski Sen: Fransız ekolünden yetişmiş ünlü bir Polonyalı şefin iki şubesi olan restoranı bir de Hala Koszyki’nin canlı atmosferiyle birleşince eşsiz bir fine dining ortamı sağlıyor. Diğer şubesi de Praga tarafında sanat atölyelerinin olduğu bir bölgede eminim atmosfer olarak orası da güzeldir. Yukarıda bahsettiğim fine dining restoranlar fine dining ise buraya finest dining demek uygun düşer 😀 Gerçekten sanat eseri gibi gelen tabklara dokunmaya kıyamıyorsunuz. Et ağırlıklı menüyü dengelemek için aldığım salatanın bile ağzımda eridiğini hissettim sanki her bir yaprağı tek tek ovmuşlar 🙂 Tahmin edeceğiniz üzere diğer restoranlardan da biraz daha pahalı olsa da eğer özel bir kutlamanız veya gerçekten kendinizi şımartanız varsa memnun kalmamanız imkansız diyorum.

HALA KOSZYKI
Bu tek mekana başlı başına bir bölüm ayırma sebebim benim evime oldukça yakın olmasından mütevellit tüm ziyaretçilerimi, sıkıldığımda kendimi buraya yemeğe götürüp her zaman beğeni ile ayrılmamdan ötürü hissettiğim borçluluktur efenim! Şaka bir yana, Hala Koszyki şehirde en çok bilinen ve sevilen food court’lardan biri. Eskiden Pazar yeri olarak kullanılan bu bina bazı elementleri original kalmakla birlikte şimdi modern ve görece hipster bir food court gibi işletiliyor. Koszyki kelimesi Lehçe’deki sepet kelimesinden geliyormuş, bu da ek bilgi olarak dursun.
Hala Koszyki’nin ortasında büyükçe bir bar ve alışveriş merkezi tarzı açık oturma alanları var. Çevredeki restoranlardan birinden isterseniz yemek ya da sadece bardan bir içki alıp boş bulduğunuz yere geçiyorsunuz. Bilhassa hafta sonları yer bulmak biraz güç olabiliyor. Mekanın üst katından aşağı ışıklı bölgeye doğru sahiden kıpır kıpır bir manzara var. Bu hipster tarzının dışında, benim listede de yer verdiğim Warszawski Sen veya ismini hatırlamadığım Japon restoranı gibi kendine ait oturma alanı olan oldukça şık ve pahalı restoranlar da bulmak mümkün.

İnternetten gururla çaldığım fotoğraf Koszyki’nin akşamki canlı atmosferini çok güzel yakalamış!

Benim Hala Koszki’de favorim Buena Vista Social Food. Küba mutfağından türlü türlü yiyecekler sunan bu mekanda denediğim hiçbir şey beni üzmedi. Favorim ise kesinlikle tatlı patates kızartması! İkinci favorim ise Meksika mutfağı sunan La Sirena. Buranın yiyecekleri gerçekten oldukça lezzetli fakat fiyatına göre ben porsiyonlarını biraz küçük buluyorum. Sözüm ona aşırı aç bir insan doymayabilir. Onun dışında Mango Vegan Food, Tuktuk, burgerciler, Hint mutfağı, krepçi, dondurmacı… Her şey var burada, gitmişken uğramazsanız bir tek siz eksik kalırsınız. Varşova seyahatlerinin bence olmazsa olmaz bir mekanı,  mutlaka görün 🙂

FAST FOOD
Barn Burger: Büyük bir hamburger hayranı olmaya nedense Varşova’da başladım, şu ana dek şehirdeki favorim de tartışmasız Barn Burger. Birbirine sadece bir dakikalık mesafede bulunan iki mekanlarından dangerx deki kesinlikle xx dekinden daha iyi. Burgere düşkünseniz ve mekanın önünde birazcık sıra görürseniz, beklemenize değeceğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Bobby Burger: Şehrin hemen hemen tüm işlek noktalarında bulabielceğiniz bu hamburger zinciri uygun fiyatlı ve lezzetli menüleriyle her an bir hayat kurtarıcı ve gülümsetici olabilir.

VEGAN
Mango: Şu sıralar dünyada çok popüler olan, gerçek et tadını laboratuvarda yakalamaya çalışan “beyond burger”I ilk kez denediğim, humus ve falafel seçenekleri de oldukça lezzetli, vegan mutfağına ön yargısı olanların bu ön yargılarını kırmaya aday bir mekan. Beyond burger ile ilgili bir not düşecek olursam, sürdürülebilirlik amacıyla bilhassa takip ettiğim bu “yemek teknolojisini” ben oldukça lezzetli buldum. Kırmızı ete çok düşkün olmayan bana bile hissedilir bir fark verdiği için et severleri pek tatmin etmeyebilir ama denemenizi öneririm. Tabii henüz yapım aşaması normal bir burgerden daha pahalı olduğunu da unutmamak gerek.

Falafel Beirut: Bu salaş mekanı, canımın durup dururken humus çektiği bir kriz haftasında, şehrin en yüksek puanlı falafel mekanını bulmaya çalışırken keşfettim. Mekanın tasarımı, olur da yolunuz düşerse, epey ilginç fotoğraflar ve müzik seçimleriyle hatrınızda yer edecektir. Esas konuya gelecek olursak, iki kişiyi çok rahat doyurabilecek, yaratıcı falafel sandviçleri ve başarılı humusu ile benim beğenimi kazandı. Hızlı ve doyurucu bir yemek için Muranow civarında dolaşırken şans verebilirsiniz.

TÜRK MUTFAĞI
Lokanta: Varşova’nın merkezine en yakın “kapsamlı” Türk lokantası, Lokanta 😊 Soğuk mezelerden kebap çeşitlerine, çorbadan pideye pek çok farklı seçenek mevcut. Mekanın neon tableası ilk gördüğünüzde pek çekici gelmeyebilir, zira mekanın internetteki puanının düşük olması da cabası. Ben yurt dışında Türk yemeği çok aramıyorum, tercih de etmiyorum. Denemek için bir defa soğuk mezelerini güzel bulmuştum fakat et yemeklerine yorum yapamayacağım. Bu yazıdaki diğer pek çok restorandan fiyat olarak bir tık pahalı bile, o yüzden “illa de Türk yemeği” durumunda değilseniz bence pas geçin 😊

Efes Kebap: Hemen her Avrupa kenti gibi “döner kebap” Varşova’da da yaygın bir fast food, dolayısıyla farklı zincirler bulmak mümkün. Efes Kebap fast food ile restoran arasında bir format. Birden fazla şubesi arasında ben en güzelinin Francuska Caddesi üzerindeki olduğunu duyup yalnızca oradakinde Adana kebap denedim. Lezzet-kalite performansı olarak tavsiye edilir.

Sofra’da beğenimi kazanan tek ama sahiden de güzel şey

La Cantina Meyhane: Nowy Swiat Caddesi’nin tam merkezinde, tam olarak “La Cantina Meyhane” isimli bir mekan gördüğümde çok şaşırmıştım. Bilhassa konumundan ötürü turistik ve fiyatları biraz yüksek bir mekan. Menüsünde pizza, makarna gibi dünya mutfağından pek çok çeşit bulmak mümkün olduğu gibi rakı bulmak da mümkün. Yurt dışındaki Türk restoranlarına önyargımdan ötürü yalnızca bir kez gidip servisinden pek memnun olmamıştım ama yine de aklınızda bulunsun

Maho: Bu listede henüz gitme şansı bulamayıp yine de eklediğim iki resorandan biri de Maho. Şimiye dek duyduklarıma göre Varşova’nın en başarılı Türk restoranı. Merkezden epeyce uzak olsa da yemekten sonra çay ikram ettiklerini duyunca bile bir sempati hissetmedim değil. Bir gün deneme fırsatı olursam yorumlarımı ekleyeceğim 😊

Sofra: Varşova’da gittiğim ilk Türk restoranı evime oldukça yakın ve ismi buram buram Türkçe kokan Sofra idi. Camekan restorant, dışarıdan çok sıcak ve çekici görünüyor. Menüsünün daha ziyade “Polonya’daki malzemelerle nasıl Türk yemeği yapılır” temalı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Zira kebap tarzı bir yemek söylediğimde roka ve parmesan peyniri sunumu ile gelmişti 😊 Fakat oturur oturmaz gelen sıcak pofidik ekmek ve tereyağı ile gönülleri kazanmayı başaran bir mekan.

CAFELER
Café Kafka: Nehre çıkan sakin sokaklardan birindeki Café Kafka’nın kitaplarla dolu duvarları ve ahşap dizaynı insanın içine gerçekten sıcak bir samimiyet veriyor. Benim yalnızca sıcak içeceklerini denediğim bu kafenin bilhassa akşamları yemeklerinin de oldukça popüler olduğunu görmek mümkün. Kalabalık gruplar halinde envayi çeşit kutu oyunları oynayanlardan ötürü her zaman çok sessiz bir ortam bulmak mümkün olmayabilir.

Cafe Karma’ya mütevazı bir doğum günü için gitmiştik. Doğum günü mumu olmayınca epey bir mütevazı kaldı ama olsun, cheesecake şahane hafifti 🙂

Café Karma: Bilhassa benim mahalleme yakın olmasıyla gönlümü çalan, her zaman kalabalık, masalarına damlayıverme isteği duyduğum hipster gençlerle dolup taşan Café Karma’nın gerçekten çok hafif tatlıları, oldukça lezzetli bagel’ları, sıcak içecekler yanında dilerseniz birası da mevcut. Mutlaka görülmesi gereken bir mekan olmamakla beraber müdavimi olacağınız bir café arıyorsanız son derece tavsiye olunur.

Green Café Nero – Nowy Swiat: Café Nero Varşova’da benim gözlemime göre en yaygnı kahve zinciri. Başındaki “green” ise bu zincirin şimdilerde popülerleşen yeşil kahve çekirdeğini yani klasik kahveden daha yumuşak tatta ama daha sağlıklı olan kavrulmamış çekirdekleri kullanmasından ileri geliyor. Özellikle Nowy Swiat caddesi üzerindeki şubeleri oldukça şık ve samimi bir kütüphane gibi dizayn edilmiş. Oldukça turistik olan bu caddede bir şeyler yemek istemeyip yine de biraz dinlenmek isterseniz kahvenizi burada içmeniz tavsiye olunur

Museum of Modern Art Café: Varşova Modern Sanat Müzesi’nin ana sergileri nehir kenarındaki binalarında yer alıyor. Bu bahsettiğim kafe ise merkezdeki daha küçük yönetim binalarında. Burası aslında bir kitap mağazası, yani ortaya insanlar okusun diye konmuş kitaplar yok ama biraz gezinip şöyle bir kitaplara göz atmanıza da kimse bir şey demiyor. Ben burayı kitapların neredeyse tamamı İngilizce olduğu için sevdim, büyük kitap mağazalarının yabancı kitaplar diye categorize ettiği ve genelde pahalı olan bölümünün daha geniş ve bir kafe ortamında sunulduğunu düşünün Ş= Kendi kitabınızı, bilgisayarınızı götürüp vakit geçirmek için de gerçekten çok güzel bir ortam.

Hava 2 derece iken Good Lood keyfi, anlatılmaz yaşanır <3

Good Lood: Bir dondurma aşığı olarak kafelerden söz etmişken favori dondumarcılırımı da pas geçmek istemedim. Good Lood oturma yeri olmayan, daha ziyade büfe gibi dondurmanızı alıp çıkacağınız bir zincir. Çok şubesi olmasa da gerçekten hem lezzeti hem de özgün çeşitleri sayesinde bence denk geldiniz mi mutlaka denenmesi gereken bir yer (benim evime beş dakika olmasının bir etkisi yok tabii bunda ŞP). Ayrıca çok daha lezzetli olmasına rağmen bir top dondurmanın 4 Zloty olmasıyla da bence diğer zincirlere ve hatta market dondurmalarına bin basan bir seçenek 🙂

Na Koncu Teczy: Evime ilk taşındığımda birkaç dakika yürüme mesafesindeki bir dondurmacının önünde zebil gibi kuyruk olmasını yadırgamış ve arkadaşlarıma anlattığımda buranın pek çok Varşova sakininin favori dondurmacısı olduğunu öğrenip şaşırmıştım. At the end of the rainbow kışları da içeride oturup dondurmanın tadını çıkarmanıza fırsat veren, belli aralıklarla özel tatlarını değiştiren, sahiden lezzetl bir yer. Benim genel favorim hala Good Lood olsa da canım salted caramel dondurma çekerse tercihim daima burası 🙂

BARLAR ve GECE KULÜPLERİ
Kiti Bar: Evime birkaç dakika yürüme mesafesinde diye demiyorum, Kiti Bar sahiden Varşova’daki favori barım 🙂 Egzotik Hawaii dizaynının absürdlüğünü de konuştu mu susmak bilmeyen barmenlerini de sevdiğim bu mekanda genelde o an canımın ne istediğine göre doğaçlama ortaya çıkan kokteylleri tercih ediyorum. Bu kafası rahat olup sadece perşembeden cumartise gecesine kadar çalışan mekanı örneğin Hala Koszyki’de yemek yediğiniz bir akşam sonrası deneyebilirsiniz 🙂

Pawilony: Varşova’nın İstiklal Caddesi havası uyandıran turistik bir caddesi var mı diye sorarsanız Nowy Swiat Caddesi derdim. Akşamları ışıl ışıl olan ve civarında pek çok güzel bar, restoran bulunan bu caddede direk yol üstünde kalmayıp binaların avlularına doğru uzayıp giden büyüklü küçüklü barlar ise gece hayatının nabzının en aktif attığı yerlerden biri 🙂 Kendiniz de rastgele pek çok bar keşfedebileceğiniz gibi caddenin ortasında avlu gibi bir girişten sapacağınız Pawilony isimli alanda yan yana bir sürü salaş barın dizildiği,  Nevizade tarzı sıkışık ama keyifli bir ortam bulabilirsiniz. Fiyatlar da oldukça makuldür.

Zamieszanie Cocktail Bar & Cuda Na Kiju Brewery: Bu yan yana duran simetrik tasarımdaki iki binayı birbirinden ayıran yegane şey birinin kokteylci diğerinin ise biracı olması. Son derece şık görünümlü bu iki mekan hemen her zaman full çekiyor. Dürüst görüşümü isterseniz, kokteyller öyle ahım şahım sayılmaz. Bira bölümünü sevsem de benim için bira tadımı hala daha Alman kültürünr özgü bir şey, o yüzden bu kadar yüksek fiyatlı bir biracı yerine herhangi bir barda bira içmeyi tercih ediyorum. Yine de ortamı görmek için bir şans verebilirsiniz 😊

W Oparach Absurdu Pub: Praga’da yaşayan bir arkadaşımla gittiğimiz bu bar antika eşyalarla döşenmiş bir salon atmosferi veriyor. Bilhassa hafta sonu mekanın köşesindeki eski piyanodan benim gibi canlı müzik çalındığına da denk gelebilirsiniz. Praga tarafındaysanız mutlaka göz atın!

Cocktail Bar Max & Dom Whiskey, yaratıcı bir sunum

Cocktail Bar Max & Dom Whiskey: Varşova’da iki şubesi olan bu mekana viskiye çok düşkün bir arkadaşımı götürmek için gittim ilk kez. Envayi çeşit viski için özel sıcaklıkta ayrı bir odası bulunan bu mekanda dilerseniz minimal bir servet ödeyeceğiniz çeşitler bile mevcut 😀 Tabii sadece viski bulunmuyor misal ben viski sevmediğim için egzantrik bir hindistan cevizi sunumu olan kokteyli tercih ettim. İki şubenin de tam ortasında yer alan raf raf şişelerle dolu bar için bile görmeye değer bir bar olduğunu düşünüyorum.

Piwpaw Beer Heaven: Polonya bira deyince benim için de akla ilk gelen değil. Lakin elbette burada da en popüler içkilerden biri bira 😀 Barın arkasına yan yana sıralanmış onlarca farklı fıçıdan zevkinize göre farklı biralar denemek isterseniz PiwPaw Varşova’da gitmeniz gereken doğru adres.

Syreni Spiew: Polonya’daki tartışmasız favori gece kulübüm. Eskiden nehrin diğer tarafında yine çok popüler bir gece kulübüyken son iki yıldır Praga tarafındaki yeni mekanlarında yine dolup taşan bir mekan Syreni Spiew. Özellikle Cuma ve Cumartesi akşamları programlarını takip edip DJ’e vokalle eşlik ederek size canlı müzikle Rihanna şarkılarına dans etme zevkini yaşatan bu mekan aynı zamanda Vodka Müzesi ile aynı kompleks içinde bulunuyor. İkisini bir araya getirmek isterseniz sahiden bomba bir kombinasyon olabilir 😊 Bu mekanın aynı zamanda restoran bölümü de mevcut fakat denemediğim için ona yorum yapmayacağım.

Smolna: Tekno müzik sevenlerin bilhassa bayılacağı Nowy Swiat’a yakın olduğu için de çok rağbet gören Smolna’nın içinde birden fazla farklı temada müzik yapan bölümler mevcut. O günün programına göre farklı miktarlarda giriş ücreti ödemeniz gereken mekanın içi de bence kalabalığa rağmen genelde ferah oluyor. Bir de damsız giriş olayına dikkat etmek önemli geri çevrilmek istemezsiniz 😀

Teatro Cubano: Latin dans müziğini seviyorsanz bu mekan tam size göre, öyleki kulağınıza sağlam hiphop şarkıları çalınmaya başladığında bile onuncu saniyeden itibaren altına sıkıştırılmış Latin ezgileriyle baş başa kalıyorsunuz. 20 Zloty civarı bir giriş ücreti verseniz de gerçekten çok ucuz Havana Cuba karışımları kafayı güzelleştirmek için oldukça hesaplı. Arada bir profesyonel bir dansçının çıkıp ortamı coşturmaya çalıştığı platformu da cabası. Latin müziğini kulüp ortamında sevmediğimi anladığım bu mekanın farklı tarzda müzik yapan küçük odacıkları olduğunu maalesef tam çıkarken keşfetmiş bulundum 😀

Panorama Sky Bar: Doğum günü veya yıldönümü gibi özel günler için Varşovalıların sıkça tercih ettiği bu mekan, bildiğim kadarıyla Varşova’nın en yüksek barı. Mariott Hotel’in en üst katında yer alan ve boydan boya camekanla kaplı bu mekan, Palace of Science and Culture’I da gördüğü için bence oranın tepesindeki gözlem balkonundan çok daha güzel bir manzara vaat ediyor. Kokteyller genelde 40-60 Zloty civarında dolaşarak diğer barlardan açık ara daha pahalı olsa da kendinizi şımartmak için bir şans verebilirsiniz 😊

Level 27: Panaroma Sky Bar’a göre yeni açılan fakat bence yazları açılan terasıyla çok daha keyifli bir deneyim sunan Level 27, benim bir kez denk geldiğim canlı keman ve DJ performansı ile müzik seçimi olarak da benden tam not aldı. Fiyatları da Panaroma Sky Bar’a göre daha makul kalan Level 27 tam şehrin göbeğinde olmadığı için size en iyi manzarayı vaat etmiyor. Yine de şans verilesi 🙂

Bonus:  Varşova’da uzun süre yaşayacaksanız veya sahiden lokal bir şey deneyimlemek isterseniz pazarını görmeden geçmeyin derim 😀 İlk kez Varşova’daki Türk bir arkadaşım ile gittiğim pazar yerinde yok yok, meyve-sebze, et-süt-yumurta, paketli gıdalar, kuru yemişler… Çat pat İngilizce ile anlaşmak çok kolay, hatta İstanbul’da da öyle mi bilmiyorum ama standların pek çoğunda kart bile geçiyor 😀

Varşova’nın tam merkezinde yer alan Hala Mirowska ve Hala Gwardii isimli iki büyük binanın birleşiminden oluşan alanda ve etrafında her cumartesi bashettiğim pazar yerini ziyaret edebilirsiniz. Hala Gwardii eski bir boks ringinden food court’a çevrilmiş oldukça tatlı bir yer, pazarcılık yapmayacaksanız da yolunuz düşerse içindeki türlü restoran ve cafelerden yemeğinizi alıp tavanı çevreleyen siyah beyaz boks fotoğraflarını inceleyerek ortadaki masalarda biraz dinlenebilirsiniz.

Bonus: Milk Bar Polonya, muhtemelen turistik gezileriniz sırasında öğreneceğiniz üzere, Soğuk Savaş dönemi boyu bağımsız bir ülke olsa da çokça Sovyet etkisi altındaydı. Bu dönemlerde kurulan Milk Bar konsepti (Bar Mleczny) de çok uygun fiyatta tabldot usulü yemek yemesi için halka bir hizmet olarak sunulmuş. Bugün Sovyet rejiminin canlı bir ibaresine rastlamak pek mümkün olmasa da ülke Milk Bar konseptini tutmak istemiş. Buralarda belki çok da güzel görünmeyecek, servis ve İngilizce konuşulmasından beklentinizi düşük tutmanız gereken geleneksel yemeklerle yalnızca 9.99 Zloty’ye karnınızı doyurabilirsiniz. Son zamanlarda biraz turistikleşen milk barlardan Praga tarafındakilerin daha özgün kaldığını iddia ediyorlar. Ben tat açısından çok şey edemedim ama lokal bir deneyim isterseniz deneyin derim

Turistik Gezi Notları: Olmazsa olmazları yerine getirmek adına öğlen veya akşam yemeğinde Zapiecek’e gidip pierogi yemenizi,  eğer Lazienki Park’ı ziyaret edecekseniz hemen yakınındaki Hala Koszyki’ye uğramanızı tavsiye ederim. Milk bar’ların açılış saatleri değişebiliyor,  en lokal deneyimi yaşamak istiyorum diyorsanız internetten ‘Warsaw milk bars’ diye aratıp en güncel liste ile yolunuzun üstünde kalan ve açık olan bir tane bulabilirsiniz. Akşam için mutlaka Nowy Swiat caddesine uğrayın,  belki Paviliony’deki salaş mekanlarda bir bira içebilirsiniz. Nowy Swiat üzerindeki Zapiecek’e giderek lokasyon avantajı da yaratabilirsiniz. Benim tek bir gecem olsaydı bilhassa hafta sonu ise Syreni Spiew’e giderdim,  nehrin öbür tarafında olsa da toplu taşıma ile ulaşım veya gece Uber ile nehrin diğer tarafına geçiş oldukça kolay oluyor. Dans havasında değilseniz Nowy Swiat civarındaki diğer alternatiflere gidebilirsiniz 🙂

 

You Might Also Like

No Comments / Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply / Yorum Yazın

Show Buttons
Hide Buttons