Ciddi Gibi

Snapchat’e Okkalı Bir Snap

Küçükken, ama yani çok küçükken, bir Türkçe dersinde “Atasözleri ve Deyimlerin Anlamları” konusunu işliyorduk. Öğretmenimiz bu ulvi sözlerden örnekler veriyordu: “… mesela ‘Aslan yattığı yerden belli olur.’ sözü, temizlik ile ilgilidir çocuklar. İnsanın bulunduğu yeri tertipli, düzenli tutmasının onun çalışkanlığını, gücünü göstereceğini anlatır.”
Halbuki o aydınlatıcı ana kadar ben, bu sözün tamamen böyle koca yeleli bir aslanın Afrika savanalarında tüm heybetiyle bir gölgeye yatıverdiği, görenlerin de bu heybete “vay vay vay” diyerek gıpta ettiği; kısaca hiyerarşiye bağlı gücü anlatan bir söz olduğunu düşünüyordum. O travmadan mıdır bilinmez, dilimize pelesenk olmuş her türlü sözü didip durma huyu edindim o günden sonra.
 “Emeğe saygı” deyişini kullandınız mı daha önce? Araştırmalarıma göre hakları hiçe sayılan işçi sınıfının içselleştirip yaydığı bir söz olarak geçmiş bu bize. Şimdi bir tepsi kurabiye yapıp da insanların “biraz portakalı fazla… biraz sert olmuş…” sözlerinin üzerine kafalarına tepsiyi geçirirmiş gibi bir hiddetle kullanıyorum ben bu sözü, evrime bakın! İyi haber, bu sözün geçirdiği evrim teknolojinin daha bir hızlı döndürdüğü dünyada çok ama çok değişecek.
Çoğumuzun aşina olduğu, hele genç neslin bolca kullandığı iki uygulamadan söz edeceğim: Instagram ve Snapchat. İkisinin de çıkış noktası farklıydı birbirinden; öyle ki Instagram evladiyeilk bir fotoğraf portfolyösü oluşturmanızı sağlarken Snapchat arkadaşlarınızla 10 saniye veya en fazla 1 gün içinde kaybolacak kısa anlarınızı paylaşmanızı hedefliyordu. Sonra Instagram Snapchat’in hikaye özelliğini kopyaladı. Sonra bire bir mesajlaşma olayına eğildi, onu da biraz daha Snapchat özellikleriyle donattı. Geldiğimiz noktada Instagram, orijinali Snapchat’te olup kendine uyguladığı bu özelliklerinin kullancı sayısı bakımından Snapchat’i geçmiş durumda.*
Gelmek istediğim nokta “fikre saygı, çalıntı fikir” tatavası yapmak değil, hatta uzaktan yakından alakası yok. Özellikle dijital sektörde, birbirinin aynısı şeyleri yapan bir sürü uygulama, websitesi görmek mümkün. Ortaya çıkıp öğrenilen; ve hatta tutan bir teknolojiyi alıp kendince yorumlamak, her şirketin haklı olarak yapabileceği bir şey. Bu noktada ben hep şuna inanıyordum “pazara girip ilk olmak, insanları kendine alıştırmak çok önemli.” İşte Snapchat, kendine has bir özellikle böyle dövülmeye başlayınca bu inancımın da suyu çekti maalesef.
Bunu biraz daha geniş perspektife oturttuğumda, “Emeğe saygı” sözü aslında “Emeği takdir etme” özüne iniyor. Instagram bugün bir ortamda çıkıp “Snapchat’in hikaye fikri çok saçma, kendilerini bu konuda hiç başarılı bulmuyoruz.” diyemez, bizzat kendisi alıp uygulamış çünkü. O zaman bu söz, emek üzerine koruyucu bir kalkan oluşturmayı amaçlamıyor aslında diyebilir miyiz ?
Şirketler arası dinamikler doğrudan insanlar arası dinamiklere çevrilebilir mi, tartışırız. Ama aslında biz şirketlere “tüzel kişi” diyorsak, şirketlerin doğası ile biz insan kişilerin doğası arasında bir parça ortaklık vardır bence. Örneğin, şehrin en ünlü böreklerini yaparken yanınızda yetişen çırak hemen dibinize bir başka börekçi açsa ve müşterileriniz yarı yarıya azalıverse; bu durum karşısında gücenmek dışında yapabileceğiniz ne var? Hele hele o sizden daha çok sevilir de siz zamanla batarsanız? Suç onda mı yoksa sizde mi? Suç var mı ki ortada?
 Eskiden bu iş nasıldı bilmem, sonuçta “ben hayatta neler gördüm geçirdim” diye caka satacak bir mertebeye erişmedim henüz. Ancak gördüğüm bir şey var ki; biz insanlar kendi yeteneklerimiz takdir edildiğinde sanki bulunmaz Hint kumaşıymışız gibi bir atalete kapılıyoruz. Ne zamanki bizim kadar iyi, hatta bizden daha iyi biri çıkıyor karşımıza; o zaman sinirlenip emeğimize saygı duyulmadığından yakınıyoruz. Esnaflık değil tek örnek; bugün siz bir beyaz yakalı çalışan olarak büyük bir şirkette epey önemli bir pozisyondayken; patronunuz size gelip nazikçe “bu rol için artık şu şu şu özelliklere de sahip bir adayımız var, seni daha mutlu olacağın bu bu bu alana kaydıralım, ne dersin?” diyebilir. Artık yetenek geliştiren kaynaklara ulaşmak o kadar kolay ki; başarılı kalmanın sırrı kendini geliştirmek değil; kendini geliştirmeyi asla ve asla bırakmamak olarak tanımlanabilir bence. Kariyer planlarında “uzunca bir sene koşturup sonra daha rahata ermek” bulunan kimseler varsa; bence sonra hayatla dargınlaşacakları çoook durum ortaya çıkacak. Bu arada Snapchat-Instagram özelinde Snapchat’i ataletle suçlamıyorum, zaten benzeri bir markette daha çok kullanıcısı olan bir dev tarafından kopyalanınca özelliği, bence bu son biraz kaçınılmazdı. Esas Snapchat’in şimdiden sonra ne yapacağı belirleyici burada bence.

Teachers Are Human isimli radyo programımız daha fazla kişiye ulaşsın diye mutlaka Instagram hikayesi kullanıyoruz. Koyduğum ilk hikaye ise bir etkinlikte dinlediğim bir bakanımızın sesine Snapchat ses filtresi uygulayıp sonra daha fazla insana ulaşsın diye Instagram’a koymam üzere gerçekleşti. Onu burada paylaşmayayım ne olur ne olmaz… Ama isteyene özelden atarım 😀

Kapatmadan önce, biraz da kendime değinmek istiyorum. Ben Instagram hikayesi ilk çıktığında inanılmaz bir romantizme kapılıp “ama bu Snapchat’in özelliği, kopya etmişler, adiler!” diyerek Snapchat’ten çok daha fazla kullandığım bir uygulama olan Instagram’ı “kınamıştım.” Kendi çapımda ne triplere giriyorsam… Kimse birbirinin alanına burnunu sokmasın mantığıyla ilerlerken, katıldığım bir etkinlikte çok güldüğüm bir konuşmayı paylaşmak istedi canım; o an ne kadar çok insana ulaşırsa o kadar iyi diye düşünerek daha fazla takipçim olan Instagram hikayesine eklemeye karar verdim orayı. O günden sonra Instagram hikayesini toplasanız 10 kere kullanmışımdır, hala sıkı bir Snapchat hikayecisiyim 😀 Ama gördüm ki yeri gelip de ihtiyaçlarım değişirse; bir tüketici olarak bağlılıklarımı değiştirmek benim için zor olmayacak. Kendinizi, karşınızdaki bir tüketici ve ona sunduğunuz bir hizmet konseptine oturttuğunuz her bağlamda; bu romantizm algısını kırmanızda fayda olduğunu düşünüyorum!
Sevgiler

Bengüsu

 

*https://techcrunch.com/2017/04/13/instagram-stories-bigger-than-snapchat/

You Might Also Like

No Comments / Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply / Yorum Yazın

Show Buttons
Hide Buttons