HASBİHAL

Tersine İddia

ters psikoloji

Son günlerde bir türlü dengeleyemediğim için alarm veren iş, arkadaş, uğraş üçgeninde şöyle oturup abuk subuk şeylere kafa yoracak zamanım kalmaz olmuştu. Sonunda tepeden inme bir şekilde kendime kişisel zamanlar ayırmaya karar verdim. İşte bundan mütevellit kaleme almaya karar verdiğim “lan challenge’ın Türkçe tam karşılığı niye yok” gibi kendi içinde cevapsız bir döngüye giren yazıyla sizi baş başa bırakıyorum.

google çeviri

                                                                           burada böyle alakasız bir görsel paylaşmak istedim. dertliyim.

Geçenlerde bir arkadaşım yeşil pasaporta gelen yasaklardan ötürü alması gereken belgelerden birini ilgili kuruma gittikleri halde vermeyi reddettiklerinden, kesin gidemeyeceğinden, çok az zaman kaldığından ve bilumum ne halt edeceğinden şikayet ediyordu. “Yahu olur mu öyle şey?” dedim, “gidersin” dedim, dinletemedim. En sonunda ne dedi, tahminleri alayım? Bence bildiniz. Dedi ki “İddiasına girerim gidemeyeceğim. Kaybeden kazanana yemek ısmarlar.”
Yahu çocuk; gitmek isteyen sensin, gidemesen başı yanacak de sensin, ne diye kendi kötü kaderinin avukatlığını yapıyorsun? İşte o noktada bir şey fark ettim, bunu bir tek arkadaşım yapmıyordu, bunu muhtemelen yer yer ben de dahil olmak üzere pek çok insan yapmış ve muhtemelen de yapmaya devam ediyorlardı. Peki bunun ne açıklaması olabilirdi? Neden muhtemel kuyuya düşmüş halimize bir tekme de kendimiz vurmak için böyle uğraşıyorduk?

Aklıma ilk gelen şu oldu : “Biz, olgun insanlar, elbette kendimizi psikolojik olarak hazırlamak için böyle bir şeye girişiyoruz. “Eğer kötü bir şey olursa, hem bir iddia kazanmış olacağım hem de önceden başıma geleceğini zaten bildiğim için bu felaket duruma gafil avlanmamış olacağım.” Tamam, anladık. Fakat burada biraz matematiksel sıkıntı vardı. Birincisi, bu tarz iddialarda kaybeden kişinin iddiaya girdiği şey kaybından o kadar küçük oluyor ki zaten o kazancın pek bir marjinal değeri kalmıyordu (gerçekten de bu “ters iddia” olayını daha önce yaptığımı hatırladım şimdi, kazandığım şeyi talep etmeye kalkacak moralim yoktu bile) İkincisi, zaten bu kötü durumun olmasını istemeyen arkadaş, zaten aslında iddiayı kazanmak için bir şey yapan taraf olmadığı için iddianın o saf, o katıksız hırsından nasibini alamaz ve onun için de ortada çok bir heyecanlı bekleyiş dönmüyordu. Bir teorem, tam birer ters örnek olmayı başaramayan iki argümanla kaldım ortada. Hala yeterince anlamıyordum ters iddianın motivasyonunu… ki psikoloji notları kapımı çaldı.

ters psikoloji
“Ters psikoloji” dediğimiz bir şey var. Önceki bilgimle yetinmeyip bir dolu yabancı, yerli kaynak araştırdım internetten. İşte ters psikolojinin en sade hali olduğu için Oxfor sözlükten Türkçe’ye çevirdiğim tanımı :
“Bir kimsenin bir başka insana istediğini yaptırması için var olanın tersi bir isteğe sahipmiş gibi rol yapması. “
http://www.oxforddictionaries.com/definition/english/reverse-psychology
Arayıp taradığım hiçbir kaynakta da yazmıyordu ki ters psikoloji, bir fikrin tersine inanmak için kendi kendimize de uyguladığımız bir şeydir. Sonra dedim ki eğer bu cidden ters psikolojiyse, Türk insanı tam olarak kimin üzerinde oynamaya çalışıyor? İşte o an anladım, biz Türk insanları, evrene ters psikoloji yapmaya çalışıyoruz arkadaşlar. “Zaten sana kalmadım, zorlukların sıkıntıların umrumda bile değil, oldurmazsan oldurma canıma minnet.” gibi bir bıçkınlık taslıyoruz hayata. Günün sonunda, çeşitli karar mekanizmalarında bilimsel bir yeri olan ve incelenen bu ters psikolojiyi alıp dünya literatüründe eşi benzeri görülmemiş ilahi bir boyuta taşıyoruz.

ters psikoloji

                                                                                Evrene ters psikoloji uygularken ben.

Evrene ters psikoloji fikrine bayıldım bir anda. Daha çok, daha çok araştırdım hakkında bir satır inceleme olmuş mu diye. (Bulan/bilen Allah rızası için göndersin) Bu fikri çok sevmemin nedeni de söylemindeki güçlülük aslında. Biliyorum ki kimse, bu ters iddia durumlarında kabullenmişlikle bir kenara çekilmiyor, kaybetmek için uğraşmaya devam ediyor. Demek ki elimizden geleni yapıp bir de evreni ters köşe etmeye kudretli görebiliyoruz kendimizi. Yani aslında “yok hayır, iddiaya girerim yapamayacağım” diyerek bir güçsüzlük ve çaresizlik paravanına saklandığımız zamanlar aslında inancımız belki de bize bile fark ettirmeden ateşliyor zihnimizi. Savaşmaya devam diyor, öyle ya da böyle olacak bu iş!
Şimdi diyeceksiniz ki; amma da uydurdun. Vallahi ben, ikinci teorimi birinciden daha çok sevdim. Yanlışlığını ispat edebilecek varsa buyursun çıksın. Tersine iddia benim için ikinci bir emre kadar Türk sözlü bilimsel literatürünün bir parçasıdır

Sevgiler,

Bengüsu

You Might Also Like

No Comments / Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply / Yorum Yazın

Show Buttons
Hide Buttons