Ciddi Gibi

Fulbright Bursu Nedir, Nasıl Kazanabilirsiniz?

Burs bulmadan yurt dışında yüksek lisansa gitmek maddi açıdan gittikçe zorlaşırken mevcut bursları nasıl kazanabileceğinize dair tavsiyeler paylaşıyorum. Avrupa rotasını düşünenler, Jean Monnet Bursu hakkındaki yazıma göz atabilir. Bu yazıda benim de şu an bursiyeri olduğum ve ABD’de yüksek lisans imkanı tanıyan Fulbright Bursu’ndan bahsedeceğim. Ayrıca, başvurularda kullandığınız niyet mektuplarına doğrudan yardımcı olabilirim. Bu konu için yazının en sonuna göz atabilirsiniz.

Bu bursun iyi-kötü her yönünden konuşacağız ama bir girizgah yapmam gerekirse şu an bu bursa iyi ki başvurmuşum, umarım sizin de şansınız yaver gider diyerek konuya giriyorum.

Fulbright Bursu Nedir?

Bu bursu fonlayan kurum doğrudan Amerika Birleşik Devletleri, yani sizin ülkelerinde öğrenci olmanız için size sponsor oluyorlar. Onlarca yıldır süregelen, belki hocalarınızın da zamanında faydalanmış olabileceği bir burs. Genel olarak çok prestijli diye anılır. Bu konudaki görüşlerime sonra yer vereceğim ama esas önemli olan gerçekten çok cömert bir burs olması. $50.000 miktarında bir desteği Fulbright dışında ancak doktora öğrencisi iseniz okulunuzdan bulabileceğinizi düşünüyorum.

Bursla ilgili detaylara girmeden önce iki önemli bilgi:

  • Fulbright bursu, tüm masraflarınızı karşılamayabilir. Vize ve uçak biletleri dışında, program bir sene içinde size $50.000’a kadar fon sağlar. Örneğin okulunuzun toplam ücreti $30.000 ve gittiğiniz şehirde yaşam masrafları ABD hükümeti tarafından aylık $1300 olarak belirlenmiş diyelim. Toplam $41.700 miktarında burs kullanmış olursunuz, üstünü alamazsınız. Eğer okul masrafınız $40.000 ve gittiğiniz şehrin yaşam masrafları aylık $2000 ise ihtiyacınız olan toplam para $58.000 olduğu için $50.000’ı alıp üzerini kendiniz tamamlamak durumunda kalırsınız. ABD’de bilhassa prestijli okulların çoğu oldukça pahalı ve $50.000 maalesef çoğunlukla her şeye yetmiyor. Bence hala çok cömert olsa da nereye giderseniz gidin tüm masraflarınıza bu bursun yeteceği gibi bir beklentiye kapılmayın. Gittiğiniz yerin yaşam masrafını burs komisyonu size süreç içinde söyleyecek ama siz de az çok tahmin edebilirsiniz. Örneğin New York City’ye giden benim için bu miktar $2100 iken Pittsburgh’a giden bir arkadaşım için $1500.
  • Bu bursla ilgili çokça bilinen ikinci en büyük şart ise geri dönme zorunluluğu. Bu burs sizi J1 isimli özel bir vize ile ABD’ye kabul ediyor. Bu vizeye sahipseniz ABD’de öğreniminizi tamamladıktan sonra eğer ABD’de çalışma vizesi ya da green card almak isterseniz minimum iki yıl boyunca kendi ülkenize geri dönmek zorundasınız. Bu vize zaten “exchange scholar” olarak isimlendiriliyor, yani öğrendiklerinizi ve kültürel değişimi ülkenize geri götürmenizi bekleyen, bursun amacıyla örtüşen bir uygulama. Çokça yanlış bilinen bazı bilgileri de, örneğin hiç çalışma hakkınız yok mu ya da hemen mi geri dönmek zorundasınız, aşağıda açıklayacağım. 

Kimler Başvurmalı?

Geri dönüş zorunluluğundan ötürü Amerika’ya yerleşme hedefinde olanlar bence bu bursu tercih etmemeli. Benim böyle bir amacım olmadığı için araştırmadım ama kalmayı kafanıza takarsanız bir sürü zahmetli işlem sonucu belki kalabilirsiniz, örneğin çok kritik bir bilim insanı olursanız, olağanüstü insan kategorisi ile ABD tarafından ülkede kalma şansı kazanabilirsiniz. Fakat genel olarak bu 2 yıl kuralı peşinizden geleceği için eğer amacınız yüksek lisansı ülke değiştirmek için bir araç olarak kullanmaksa bu burs size göre değil.

Fulbright Bursu’na gerçekten bir konuda daha çok şey öğrenmeye, başarılı bir akademik kariyere başlamaya veya en azından hayatta kendinizi zorlayan deneyimler kazanmaya istekliyseniz başvurmanızı tavsiye ederim. Bunlar kulağa çok klişe gelebilir ama bence gerçekten bu motivasyonlara sahip değilseniz bursu alsanız bile sürecin belli bir noktasında hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Başvuru koşullarını buradan inceleyebilirsiniz. En çok sorulacak sorulara değinmek gerekirse, yaş sınırı kesinlikle yok, üç çocuklu kırk yaşında biri de olabilirsiniz yirmi yaşında bir üniversite öğrencisi de. TOEFL’dan barajı geçmeniz yeterli, TOEFL’ı daha yüksek bir öğrenciyi sırf TOEFL puanından ötürü sizden öteye koymayacaklardır. Ortalama sınırının ise çok keskin olduğunu duydum, çok geçerli bir mazeret belirtseniz bile 3.00’ın altındaysanız muhtemelen mülakat şansınız olmayacaktır.

Ne Zaman Başvurmalı?

Öncelikle hayatınızın hangi döneminde, sonra yılın hangi döneminde başvuracağınıza bakalım.

Burs başvurusu iki yıllık bir süreç. Diyelim ki 2020 ilkbaharında başvurup bursu kazandınız, 2020 sonbaharında burs ile okullara başvuruyor ve 2021 sonbaharında okula başlıyorsunuz. Dolayısıyla bursu kazandığınızda aslında ABD’ye girmek için hala bir seneniz oluyor.

Eğer yüksek lisansı hangi alanda yapacağınız veya akademik kariyer konusunda çok kararlı iseniz lisans eğitimi sırasında başvurabilirsiniz. Benim kişisel tavsiyem ise birkaç yıl çalıştıktan ya da en azından dördüncü sınıfta başvurmanız. Birkaç yıl çalışıp başvurursanız ne alanda başvuracağınıza karar vermek için vaktiniz ve ABD’de seyahat ederken harcayabileceğiniz bir miktar birikiminiz olur. En azından son sene başvurursanız mezuniyet sonrası özgür bir yılınız olur. İlerleyen yıllarda böyle görece boş bir zaman bulmakta zorlanacağınız için arkanızdan atlı kovalamadığı sürece bence işleri yavaştan almak iyi gelecektir. Bursu kazanma olasılığınıza bunun bir etkisi olmayacaktır, mezun olur olmaz giden bursiyerler de var uzun bir süre çalışıp giden de. Bu gerçekten benim kişisel tavsiyem, belki gap year olarak kullanıp başvurulara daha iyi odaklanabileceğiniz bir yıl ayırma lüksünüz varsa bence bunu yapın.

Bursa başvurular genelde nisan ayında biter, mülakatlar haziranda gerçekleşir, sonuçlar ise yaz sonu duyurulur.  Başvuru paketi -ki gerçekten zahmetli bir paket- için gereken referans mektubu gibi bazı belgeleri son dakikaya asla bırakmayın. 

Başvuru Alanı Nasıl Seçilir?

Fulbright bursiyeri olduktan sonra belki canınızı sıkabilecek bir konu, başvuracağınız okullara ve programlara bir kısıtlama getirilmesi. Burs başvurusunda hangi alanda çalışmak istediğinizi çok detaylı anlatmanız gerekiyor. Bu gerçekten çok ciddi bir adım, çünkü başvuracağınız okulların burada belirttiğiniz konuyla örtüşmesi bekleniyor. “Şöyle de bir okul var, benim daha çok ilgimi çekti, zaten benzer dersler var” gibi ifadeler kullanarak yakın bile olsa başka bir alana başvuru yapmaya çalışırsanız bu okul, burs komisyonu tarafından kabul edilmeyebilir. 

Kendimden bir örnek vereyim. Ben şu an Columbia University’de Quantiatative Methods in Social Sciences bölümünde okuyorum. “Bu nedir yahu?” dediğinizi duyar gibiyim. Böyle interdisipliner alanlarda başvurulacak program ismi, biraz problem yaratabiliyor. Başvururken Information Management and Science kategorisini seçtim. Çalışma alanıma da teknolojinin toplumu nasıl değiştirdiğini, bilhassa yapay zeka ve sosyal medya datası uygulamalarına odaklanmak istediğimi belirttim. Seçtiğim programda bir sürü data science dersi alıp bunu istediğiniz bir sosyal bilim konseptine uygulamaya çalışıyorsunuz, yani ismi farklı olsa da bizzat benim araştırma yapmak istediğim alanda bir program. Bu gibi durumlarda bu bölümü neden istediğinizi, derslerini ayrıntılı bir şekilde komisyonla paylaşarak izah etmeniz gerekiyor. Çok beğendikleri bazı programlara alanlarıyla örtüşmediği için başvuramayan arkadaşlarım da oldu. O yüzden size tavsiyem bursa başvurmadan önce en çok gitmek istediğiniz bölümleri belirleyip başvuru başlığınızı ve çalışma alanınızı ona göre detaylı anlatmanız. Bazı arkadaşların alanları biraz daha netti, örneğin sosyoloji alanından gidiyorsanız pek çok okulun direk sosyoloji diye bir bölümü var. Bu gibi durumlarda kafanız daha rahat olabilir ama benim durumumdaysanız okul başvuruları sürecinde stresi azaltmak için mutlaka bursa başvururken hangi alanı seçeceğinizi iyi araştırın.

Değineceğim diğer bir konu ise hangi alanlara burs verildiğiyle ilgili. Bu konuda da Fulbright bence oldukça cömert. Tiyatrodan tutun İngiliz dili ve edebiyatına, bilgisayar mühendisliğinden tutun mimarlığa kadar hemen her alanda burs veriliyor. Sanattan veya sosyal bilimlerin ender dallarından başvurmaya çekiniyorsanız bence tam tersine, bana öyle geliyor ki her sene bölüm çeşitliliğini yakalamaya çalışıyorlar, dolayısıyla ender bir alanda çalışıyorsanız şansınız artabilir bile.

Burs Başvurusu Nasıl Hazırlanır?

Gerekli bilgilerin tamamı Fulbright Bursu sitesinde verildiği için ben önemli noktalara değineceğim. Bence sizi öne çıkartan şey gerçekten de başvuru formunun bir parçası olan niyet mektubu. Neden bu bursa başvuruyorsunuz, neden bu alanda ABD’de eğitim görmelisiniz, bu alanda fark yaratmak için kendinizde ne gibi bir cevher görüyorsunuz? Eğer mülakata çağırılırsnaız bu sorular karşınıza yine gelecek, o yüzden başvuru aşamasında çok iyi anlatmaya çalışın.

TOEFL’dan düşük bir skor almanız çok mühim değil, barajı geçmeniz yeterli ancak dil yeteneğinize güvenseniz bile sınava girmeden önce soru formatlarına bir bakın, ETS’nin sitesindeki ücretsiz denemeyi çözün derim. 

Referans mektuplarınızı sizi iyi bilen ve sizin bir ders veya projeyle ilgili başarınıza doğrudan örnek verebilecek hocalarınızdan isteyin, bu da sanırım daha önce duyduğunuz bir tavsiyedir. Çalıştığınız yerden de referans alabilirsiniz fakat akademik bir bursa başvurduğunuz için en azından bir hocanızın referanslar arasında olmasını tavsiye ederim.

Değineceğim son nokta ise önceki başvurular ya da deferral noktası. Eğer daha önceden ABD’de bir okula kabul almış fakat herhangi bir nedenle gidemeyip hakkınızı defer etti yani ertelediyseniz, bunu da başvuru paketinize eklemeniz gerekiyor. Teknik olarak bu sizi başka bir adayın önüne geçirmemeli çünkü başvuru kriterleri arasında bir okula kabul edilmiş olmak yok. Fakat ben kendi mülakatımda bu okula başvurumla ilgili sorular aldığım için çoktan bir okula kabul edilmiş olmanın jüri gözünde sizin isteiğinizi ve inancınızı pekiştirdiğini düşünüyorum. Eğer okulun kendi bursu veya TEV gibi başka bir burs için okullardan kabul alır fakat burs bulamazsanız, Fulbright’a bu kabul ile başvurur ve kabulunuzu bir sene ertelersiniz. Eğer Fulbright bursiyeri seçilirseniz de cepte bir kabulünüz olur. Ben bu rahatlığın keyfini çok sürdüm. Carnegie Mellon’dan bir deferral’ım vardı, oldukça iyi bir program olduğu için açıkta kalacağım korkusu yaşamadan iddialı okullara başvurabildim.

Polonya-Türkiye uçuşları aşırı pahalı olduğu için mülakata Viyana üzerinden gitmiştim. Viyana’da bana motivasyon veren biricik arkadaşımın habersiz çektiği bir hatıra 😀

Mülakat Süreci

Sürecin en kritik kısmı burası sanırım. Eğer mülakata çağırılıyorsanız genelde haziran ayı içerisinde mülakattan bir hafta önce e-posta ile haberi alıyorsunuz. Pandemi öncesi mülakatlar yüz yüze ve Ankara’da yapılıyordu. Benim gibi o sırada yurt dışında iseniz, bir son dakika bileti alıp Türkiye’ye ışınlanmak durumundasınız. Umuyorum pandemi sürecinde bu işin online da yürüdüğünü görerek biraz daha esneklik sağlarlar, zira Ekşisözlük’te mülakat saatini değiştiremediği için nikahından çıkar çıkmaz mülakata koşanlar gibi şehir efsanelerini kulağa gerçekçi getirecek kadar katı işleyen bir süreç.

Mülakat Fulbright’ın ahşap renklerle bezenmiş ofisinde, küçücük bir odada gerçekleşiyor. Başvuru alanlarını benzerliğe göre grupladıkları için karşınıza genelde sizin alanınıza hakim bir jüri çıkıyor. Türk akademisyenlerden oluşan jüri, mülakatı tamamen İngilizce yönetiyor. 15 dakikadan uzun süreceğini sanmadığım bir süre içinde size niyet mektubunuza değinerek bu alanda neden çalışmak istediğinizi, bu alanda ne gibi problemler ve fırsatlar gördüğünüzü, ileride kariyerinize nasıl yön vermek istediğinizi soracaklar. Size tavsiyem, başvuru dökümanınızda değindiğiniz noktalara daha çok detay vererek sizi bu alanda çalışmaya iten samimi motivasyonu, kulağa fazla vatan millet Sakarya gelmiyorsa ileride Türkiye’ye döndüğünüzde nasıl bir fark yaratabileceğinizi anlatmanız. Ne yapmak istediğinizi ne kadar iyi biliyorasnız mülakatınız da o kadar kolay geçecektir. Ben, yapay zeka alanında neden çalışmak istediğimi, beğenerek takip ettiğim bir felsefe profesörünün TED konuşmasına referans vererek bu teknolojinin etik değerlendirmelerden neden geçmesi gerektiğine inandığımı, bu alanda henüz Türkiye’de bir araştırma merkezi olmadığı için ileride ülkeye döndüğümde böyle bir araştırma merkezi kurulması için çalışmak istediğimi anlatmıştım.

Mülakatta kesinlikle gerilmenize gerek yok, jüri gerçekten çok arkadaş canlısı davranıyor. Eğer motivasyonunuzda samimiyseniz mülakat çok rahat geçecektir. Kafanız karışıksa ya da ne yapmak istediğinizden henüz emin değilseniz bence sorular zaten sizi bu farkındalığa itecektir. Benim mülakatımda hocalardan biri bana odaklanmayı bırakıp bu araştırma alanıyla ilgili kendi merak ettiği bir konuda benim fikrimi sormak istediğini söylemişti. Belki bunu bilerek yapıyorlardır ama sanki benden zaten emin olmuşlar, üstüne bir de konuyu tartışmak istiyorlarmış gibi bir hava hissetmiştim. Jüri çok tatlı davrandığı için çoğunluk mülakatının olumlu geçtiğini düşünebilir, o açıdan belki bu rahat ortam biraz dezavantaj sağlıyor ama bence gerçekten sorunun soruyu açmasıyla bir şekilde kendi sonucunuzu kestirebileceksiniz.

Bursu Kazandıktan Sonra

Sonuçları genelde Ağustos sonu gibi açıklıyorlar, yani aradan neredeyse iki aylık bir zaman geçmiş oluyor. Bu dönemi belirsizliğin keyfini çıkaracağınız güzel bir dönem olarak değerlendirin derim. Eğer bursu kazanamazsanız sağlık olsun, kulağa klişe gelse de gerçekten binlerce parlak adayın arasından o aşamaya kadar geldiğinizi kendinize hatırlatın. 

Eğer kazanırsanız tebrikler, highlight edilmiş uyarılar ile dolu olmayan, sadece tatlış bir kutlama içeren ilk ve tek Fulbright e-postanızın keyfini çıkartarak kendinizi ödüllendirin 🙂

Okullara Başvuru Süreci

Bu süreçten sonrasında çok spoiler vermeyeceğim, bilgilendirme toplantıları ile zaten sürecin içine iyice gireceksiniz. Bursa yeni başvuran birinin bilmesi gereken noktalara değineceğim. 

Başvuru paketinde hangi alanda çalışmak istediğinizin çok önemli olduğunu söylemiştim. O, bu noktada ortaya çıkıyor. Bursu kazandıktan sonra sizden ilk beklenen şey başvurularınızı bir danışmana mı devretmek istediğiniz yoksa kendiniz mi yapmak istediğiniz. IIE rotası veya self rotası olarak adlandırdığımız bu sürecin temel farkı şu, eğer bir danışmana bırakırsanız okul listesini bu danışmanla beraber hazırlıyorsunuz, sizin isteklerinizi dikkate alsa da bir yere mutlaka yerleşme şartını da gözeterek onun da okul listenizde ekleme çıkarma yapma hakkı bulunuyor. Pozitif yönü ise siz hiçbri şeyi takip etmiyorsunuz, başvurularınızın tamamını bu danışman yapıyor. Self rotada ise daha özgürsünüz, hangi okullara başvuracağınızı elbette yine komisyona bildirmeniz gerekiyor, örneğin 5 tane Ivy League yazmak isterseniz bunların sayısını düşürüp mutlaka 1-2 tane de girmenizin garanti olacağı seçenek yazmanızı öneriyorlar. Bunun ötesinde başvuru adımları tamamen sizin sorumluluğunuzda oluyor. IIE rotasından çok memnun arkadaşlarım olsa da danışmanın okul başvuru tarihini kaçırması, listeye çok karışıp adayın istediği okulları çıkarması gibi birkaç örnek de duydum. Ben içinde olduğum süreci kendim kontrol etmek istediğim için self rotayı seçtim. Zahmetliydi, okulların başvurularını tek tek kendim yaptım, hepsine ayrı ayrı mektup yazdım, referansları kovaladım… Ama sürecin kontrolünün bende olduğunu bilmek güzeldi. Eğer hangi okullara başvuracağınız konusunda tavsiyeye ihtiyacınız varsa ve alanınız çok net tanımlıysa danışman rotası size çok faydalı olabilir, programların hepsine biraz daha farklı bir tonla başvurmanız gerekiyor ve okul tercihleriniz konusunda da kendinizden emin hissediyorsanız mutlaka self rotayı seçin.

Bu süreçle ilgili kafanıza takılacak bir nokta da okullara başvuru masrafı olabilir. ABD’de yüksek lisans için zorunlu olan GRE / GMAT sınav ücretini ve 5 okula kadar başvuru ücretlerinizi Fulbright karşılıyor. 

Okul Tercihi

Benim en zorladığım aşama, kabul aldığım okullar arasında tercih yapmaktı. Önceden belirttiğim üzere $50.000 limiti nedeniyle pek çok master programında cebinizden para çıkması gerekebiliyor. Dolayısıyla son adımda akademik – ekonomik bir karar aşamasında kalıyorsunuz. Böyle bir arada kalma yaşamamanız adına gideceğiniz okullarda kendi cebinizden ne kadar para çıkacaktır, bu parayı karşılamak adına asistnalık bulmanız ne kadar kolaydır vb. araştırmalarını yaparsanız, kabul almadan önce dahi o bölümlerden veya okullardan insanlarla konuşursanız karar vermeniz kolaylaşabilir. Örneğin ben New York çok pahalı olduğu için master’ımın ilk senesinde kendi cebimden bir miktar ödemek durumundayım fakat Columbia’nın benim programımdaki özel bir durumu, ikinci yıl okul ücretini oldukça düşürüyor, bu durum inanması güç de olsa New York ve Columbia seçeneğini benim için daha ekonomik bir seviyeye çekmişti. Bölümdekilerle görüşmeseydim sanırım bu özel durumu öğrenmem mümkün olmayacaktı. Fulbright bursiyeri olarak bu aşamada çok takılır ve birileriyle konuşma ihtiyacı hissederseniz bana her zaman ulaşabilirsiniz.

Tebrikler, Gidiyorsunuz!

Tüm sürecin en tatlı bölümü bu. Benimki COVID nedeniyle olağanüstü bir duruma denk gelse de genelde 15 Nisan’a kadar hangi okula gideceğinizin kararını bildirmeniz bekleniyor. Sonrasında okula gönderilen birkaç resmi döküman, okula gidiş tarihinize göre alınan vize randevusu ve uçak bileti adımları geliyor. Bu basamakların hemen hepsinde Fulbright sizi yönlendirecek, ABD’ye gittiğinizde ise ilk harcamalarınızda yardımcı olacak bir miktar yol harcı verecek. 

Corona günlerinden kampüs hatırası

Covid Döneminde Fulbright Bursu

Umarım pandemi bir an önce biter ve okullar açılacak mı açılmayacak mı, açılıyorsa online mı olacak karmaşasının yaşandığı tek Fulbright dönemi biz oluruz. Bizim durumumuzda maalesef koca koca devletlerin de “bekleyip göreceğiz” dediği ve Trump’ın yabancı öğrencileri hop oturtup hop kaldıran kanunlardan söz ettiği bir dönemde tüm yaz belirsizlikle geçti. Bence Fulbright Komisyonu oldukça esnek davranarak biz bursiyerlere gidebilenin gideceği, gidemeyenin online başlayabileceği veya hakkını defer edebileceği seçenekler sundu. Benim programımda yüz yüze dersler olduğu için Ağustos ayında konsolosluğun açılmasıyla ABD’ye gideceğim bir ay öncesinde belli oldu. Umarım geriye dönüp bu satırları okuduğumda ben de pandemiden minimum düzeyde etkilenmiş bir öğrencilik deneyimi edinmiş olurum, siz de bu belirsizliği hiç yaşamadan kazandığınız okula paşa paşa gidersiniz.

Herhangi bir sorunuzu başkalarının da faydalanması adına yorumlara yazabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla cevap vermeye çalışacağım. Bol şans diliyorum!

Başvuru Materyallerine Yardım:

Niyet mektuplarını ilk kez yazan biri olarak lafı çok uzatmamak, doğru kelimeleri ve örnekleri seçmek için tecrübeli birinden yardım almak gerekiyor. Bu konuda çok takılmış ve bir sürü insandan yardım almış biri olarak ikinci bir gözün şart olduğunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Şimdiye dek Fulbright, TEV burslarının mülakatına ve Jean Monnet bursunun sınavına çağrılarak bu aşamaları başarıyla geçtiğim, ABD ve Avrupa’da onu aşkın okula başvurup çoğundan olumlu sonuç aldığım için bu yazılar konusunda “alaylı” bir uzmanlığım olduğunu düşünmem sanırım adil olur. Tüm bunları, size hayırlı bir sebeple anlatıyorum. Başvuru dökümanlarınız için okulunuzdan veya bu yollardan geçmiş birinden ücretsiz yardım alın, eğer bulamazsanız, ben başvuru dökümanlarınızı inceleyip size yorumlarımı ve revizemi sunabilirim. Bunun için:

  1. Sosyal sorumluluk projesi olarak yürüttüğümüz çocuk kitabımız Kendi Yolunda’dan bir tane almanızı ve minik bir arkadaşa hediye etmenizi bekliyor olacağım. Herhangi bir kâr amacımın olmadığı bu projenin ayrıntılarını şu yazıda bulabilirsiniz.
  2. Alternatif olarak ÇYDD’ye bütçeniz doğrultusunda bir bağış yapıp dekontunu benimle paylaşabilirsiniz.

Eğer böyle bir desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız aşağıya e-posta adresinizle bir yorum bırakın. Bu yorumu herkese açık olmayacak ve ben size dönüş yapacağım. Bana bu sitedeki iletişim bölümünden veya sosyal medyadan da ulaşabilirsiniz. Bu mektupları yazmaya başlamak konusunda dahi kendinize güvenmiyorsanız yine çevrenizdekilerden veya benden başarılı bir örnek isteyebilirsiniz fakat mutlaka taslağı kendiniz oluşturun, önemli olan sizin içeriği oluşturan deneyimleri sıralayabilmeniz, detaylar ve akış birkaç incelemeden sonra çok güzel oturacaktır. Kolay gelsin! 🙂

Bengüsu

You Might Also Like

No Comments / Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply / Yorum Yazın

Show Buttons
Hide Buttons