Ciddi Gibi KÜLTÜR LEN

Kendi Yolunda

Çocukların hayalleri için çıkılan bir yolculuğun hikayesini paylaşacağım sizlerle…

Bundan iki yıl önce, kendi ilkokulumda, kendi öğretmenimin dördüncü sınıflarını ziyaret etmiştim. Günü beraber geçirmişken sınıfça bir oyun oynamaya karar verdik. Öğrenciler, isimlerini yazmadan bir kağıda gelecek hayallerini çizecekti. Sonra kağıtları rastgele dağıtıp kim, hangi hayali çizmiştir, onu tahmin edecektik. Tüm o tahmin yarışı eğlenceli olmasına eğlenceliydi ama benim yüzümün asılmasının nedeni, kağıtları topladığımda karşılaştığım manzaraydı. Erkek öğrenciler uzay keşifleri, orman maceraları, madalya kazanan atletler çizerken kız öğrenciler ev, bahçeli ev, havuzlu ev, kale içinde bekleyen prensesler çizmişti. Hem de seneler sonra, benim okuduğum sıralarda…

Cansu, kendi sanat şovunu yöneten Sanatçı Selin’in hikayesini anlatıyor.

“Yapacak bir şeyler olmalı…” Birkaç hafta boyunca hep bu cümle geçti aklımdan. Araştırmaya koyuldum ve fark ettim ki bu tablos biraz da “bilinçsiz önyargılardan” kaynaklanıyordu. Söz gelimi, ne kadar ileri görüşlü olursa olsun, sizin de anne babanız sizi “prenses kızım, aslan oğlum” diye sevmez miydi? İşte o yüzden, içeriden değiştirmenin güç olacağı bu tabloya belki dışarıdan bir etki yapabiliriz diye düşündüm. Çocuklara “büyünce olabileceğin şeylerin sınırı yoktur aslında” diyebilecek bir ses…

Yazmak, aklıma gelen ilk seçenekti. Ama öyle tek başına altından kalkılacak bir iş değildi bu. Araştırmak, daha da önemlisi, çocukların dilinden anlamak lazımdı. O dönem öğrencisi olduğum Sabancı Üniversitesi’nden bu işe gönüllü emeğini katacak dört arkadaş buldum. Bir araya gelip önce “çocuk kitaplarında mesleklerin cinsiyetlerle bağdaştırılması ne vaziyette” sorusu için bir araştırma başlattık. Paralelinde ise çocukların hayall

Gökçe, “icat çıkarmayı” çok seven Mucit Mucize’nin hikayesini anlatıyor.

erini kalıplardan kurtarmaya çalışacak öykülerimizi kurgulamaya…

Kurgulamak daha kolaydı belki de. İtfaiyeci İpek, Balet Bahadır, Patron Pelin, Mucit Mucize, Sanatçı Selin, Yuva Öğretmeni Yalçın… aklımıza gelen daha onlarca karakter arasından bunları seçtik. Fakat çocuklar için yazmak öyle kolay değildi. Profesyonel çocuk yazarı Fatma Burçak’a ulaştık. Projemizi dinlediği ilk gün, bizlere yardımcı olmayı can-I gönülden kabul etti. Bir sene boyunca bize hem çocuklar için nasıl yazılacağını öğretti hem de Kaptan Kevser karakteriyle öykülerimize yeni bir renk getirdi.

Bir senenin sonunda heyecanla yayınevlerinin kapısını çalmaya başladık. İçinde iyi niyet, umut, çocuklar için bir şeyler yapma arzusu olan bir fikrin reddedileceğine inanmak zor belki. Fakat başlarda, işler pek de umduğumuz gibi gitmedi. Yayınevlerinin değerlendirme dönemleri farklıydı, programları doluydu, kağıt fiyatları alıp başını gitmişti… Hayal edemeyeceğimiz sorunlarla karşılaştık. Yine de elimizden geleni yapmaya, projeye nefes verecek bir yayınevi aramaya devam ettik. Sonunda emeğimiz karşılığını buldu ve Kelime Yayınları, projemizi çok beğenerek basıma almaya karar verdi. Çocuklara sunduğumuz rengarenk görseller ise ilk çocuk kitabı çizimini yapan illüstratör Gözde Eyce’nin kaleminden çıktı.

Bengüsu, kendi fabrikasını yöneten Patron Pelin’i ve çocukları çok seven Yuva Öğretmeni Yalçın’ı anlatıyor.

Şimdi dönüp bakınca, bu iki yıllık süreç boyunca öyle çok şey öğrenmiş, bizler de öyle çok büyümüşüz ki; bu proje ne kadar çocukların ufuklarını genişletmeyi amaçladıysa bir o kadar da biz genç yetişkinlerin ufkunu genişletti diyebilirim. Şimdi haftalarca isim düşündüğümüz, çizimlerini en ufak ayrıntısına kadar incelediğmiz öykülerin üç boyuta kavuşup da karşımıza çıkmasına herhalde bir süre daha inanmakta güçlük çekeceğiz.

Uzun lafın kısası, biz Kendi Yolunda öyküleri çocukların hayallerini kalıplardan kurtarmak, geleceklerini özgürce kurgulamalarına katkı sağlamak için yazdık. Bu, değiştirmeye çalıştığımız okyanusun içine düşen küçük bir damla belki. Ama yine de tek bir çocuğa bile dokunsa, bizler bir ömür yetecek sevinç ve umut kazanmış olacağız.

Ne Fatma Hanım ne de biz amatör yazarlar bu projede bir kâr amacı güdüyoruz. Yayınevimizin ve çizerimizin bu kitabı hazırlaması ve basmaya devam etmesi için belirlenmiş bir fiyatla; gerçekten upuzun bir yolculukta pişmiş yedi güzel öykü ve bir o kadar renkli, ışık saçan çizimler sunuyoruz sizlere. Şimdi çocuklarla buluşmamız için sizin yardımınıza ihtiycamız var. Çocuğunuz, kuzeniniz, yeğeniniz, komşunuzun çocuğu… O yaşlardaki çocuklar kitap hediyesine biraz dudak bükse de aldırmayın, bu hediye, onlara çok zor sahip olabilecekleri bir şey kazandıracak.

KİTABA NASIL ULAŞABİLİRSİNİZ?
→Kendi Yolunda’ya şimdi tüm kitapevlerinde, olur da belli şubelerde bulamazsanız doğrudan Kelime Yayınları’nın sitesinden veya KitapYurdu, Idefix gibi kitap satış sitelerinden ulaşabilirsiniz.
→İnternet siteleri, kitabı daha uygun bir fiyat ile sağladığı gibi 50-60 TL gibi tutarların üzerinde ücretsiz kargo da sunar, birden fazla aldığınız veya alacağınız başka kitaplarla birleştirdiğiniz takdirde bu fırsattan faydalanabilirsiniz.
→Eğer bir sosyal sorumluluk projesinde, kütüphane kurulumunda veya kendi sınıflarınız için bu kitaptan 15 adet veya daha fazla almak istiyorsanız, aşağıdaki adreslerle iletişime geçerek kitabı daha kolay bir şekilde ve uygun fiyata temin edebilirsiniz.

Projemizin ilk günlerinden bir kare. Gönüllü yazarlar İklim, Bengüsu, Cansu, Gökçe ver Burak. Araştırma ekibinden Eren. Tam ortamızda ise bizden desteğini esirgemeyen ve Kaptan Kevser’in macera dolu hikayesini kitabımıza katan Fatma Burçak. Bu fotoğrafta yer alamayan, araştırma ekibinden Aybüke Külünk ve araştırma ekibinin süpervizörü Mehmet Baç’a da sonsuz teşekkürler 🙂

You Might Also Like

No Comments / Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply / Yorum Yazın

Show Buttons
Hide Buttons